Oyun, bilinmeyen bir yerde ve bilinmeyen bir tarihte geçer. Olaylar, başlaması muhtemel bir savaşın öncesinde gözü paradan başka bir şey görmeyen bir bankerin etrafında gelişir. Oyunda tarih ve yer belirtilmediği gibi isim de belirtilmemiştir. İsimlerin yerine, O, Benzeri, Hususi Kâtibi, Hademesi, Casusu, Oğlu, Karısı, Kızı, Kızının Nişanlısı, Noteri, Dayı, Katil, Hırsız, Yankesici gibi, kahramanların konumlarını anlatan sözcükler kullanılmıştır. Bu özellikleri, konusu itibariyle zaten evrensel sorunlara dikkat çeken bu oyunu daha da evrensel kılıyor. Sahnede gördükleriniz geçmişte yaşandı, şu anda yaşanıyor ve gelecekte yeniden yaşanacak olaylardır ve oyuna girerken aldığınız ilk mesaj da budur, perdenin üzerine yansıyan: "Bu oyun herhangi bir zaman ve yerde oynanmaktadır."
Oyun para için olası savaş ihtimalini ekonomik çıkara çevirmek dahil her şeyi yapabilecek O'nu tanıtarak başlıyor. Devamında Hususi Katibi'nin ileride işlerine yarayabileceğini düşündüğü Benzeri'ni tanıtmasıyla devam ediyor. O'nun ailesi de en az kendisi kadar para düşkünü bireylerdir.
Savaş durumundan kaynaklanan sıkıntılardan dolayı halk bankalara isyan eder ve Benzerini O zannederek linç eder ve öldürürler. Linçten zar zor kurtulan O ailesinin yanına geri döndüğünde çoktan cenazesi kaldırılmış ve mirası paylaştırılmıştır bile. O'nun ailesini ölmediğine ikna çabaları başarısız olur çünkü ailesi mirastan edindikleri payı kaybetmemek için O'na inanmayı reddederler.
O artık kendini bir zamanlar Benzeri'nin sürekli takıldığı esrar kahvesinde önceki hayatından çok uzak bir noktada bulduğunda Allah'ı arayan bir birey olarak tanımlar kendini fakat bir zamanlar Benzeri'nin olduğu gibi esrar bağımlısı olmuştur bile çoktan. O cebinde kalan son paralarını esrar kahvesindeki arkadaşlarına dağıtırken polis baskını sırasında tökezleyerek düşer ve ölür. Polisler sadece cebinden dökülen paraları toplamak için yanına gelir ve gözlerini bile kapamadan başından ayrılırlar.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder